
Mavi Marmara benim canımı acıttı be dostlar. Nasıl anlatsam size bunu. Şimdi Mavi Marmara gemisinin bende yeri hep ayrıdır. Avşa gibi güzel bir adaya aşık olan benim için önemini eminim anlayabilirsiniz.
Gerçi ben yolculuklarımda onu pek kullanmıyorum ama Avşa’da kumsalda uzanırken hep izlerim Mavi Marmara’nın o asil geçiş seramonisini… O büyük dalgaları çocuklara eğlence olur.. Bende hemen bakarım, geliyorsa canım gemim hemen toplarım eşyaları, beklerim geçmesini ayakta ve izlerim Mavi Marmara’nın dalgasından kaçamayan o tatlı kazazedelerin nahoş ıslanmalarını. Neden uyarmıyorsun diye kızmayın bana.
Gerçekten eğlencelidir. Tatlı bir eğlence.
Demek istediğim şu; ağır bir gemidir bu Mavi Marmara. Dalgası çok büyüktür, en az 10 metrelik bir kumsalı anında ıpıslak eder… Türkler gibi. Türktür o gemi zaten. En az 1milyon düşmanı 10 dakikada gebertebiliriz. Bize benzer onun endamı asilliği. O gemi harikadır. Diğer yandan o geminin adı Yusuf Paşa, Hamdi Abi olsa da içim acırdı ama Mavi Marmara’yı yakından tanıyorum ya. Ondan. Ve tabiki barış istiyorum. Masumlar ölmesin.
Mavi Marmara o kadar büyüktür ki (Nuh’un gemisi gibi) savaş olmasın ve Mavi Marmara ile Mavi yolculuğa çıkalım. Hatta “Mavi Göl” filmini hatırlarsanız oraya gidelim. Sonsuza dek (denk) mutlu yaşayalım. hayal bu ya.
Benimki de hayal işte. Mutluluk anlarda gizli, hayallerle olmadığını çoktan öğrendim.
Kaynak:http://sadeceselin.blogspot.com/2010/06/mavi-yolculuk.html
Telif bildirimi:Tüm hakkı kaynak adrese aittir.İzinsiz kopyalanamaz.