
Başka ne diyecekti ki zaten! Bir kere sorun iPad’ten, kâğıttan ya da omuz üstünden okuma sorunu değil ki, sorun direk okuma sorunu. Okumayan insan tablette de olsa, kağıtta da olsa okumayacak. Belki ayak tırnaklarını keserken bakacak biraz, belki cam silerken ve belki de kestaneyi koymak için külah yaparken… Okumayan yine okumayacak. Okumayanlar aynı olacak da yayıncı farklı mı olacak? Elbette hayır; yine magazin haberleri önlerde olacak, tıklatma tuzağı manşetler, kadın teşhirine dayalı gazetecilik, en çok tıklanan videolar, gereksiz saçma “haber”ler gözümüze sokulacak. Yine; her medya organı işine gelen haberleri verecek, işine gelmeyeni vermeyecek. İktidar baskısı yüzünden yazılar sansürlenecek, yazarlar kovulacak, üç maymun oynanacak. Yine; köşe yazarları birbirleriyle mahalle kavgasına girişecek, karşı köşeye laf sokmaya çalışacak, terbiyesini bozacak, eşini dostunu pohpohlayacak, beleş gittiği gezileri haber diye okuyucuya yutturacak… Kısacası aynı tas aynı hamam olacak. E o zaman ne değişecek? Değişen, şimdiye kadar okuyucuya bedavaya sunulan bu bozuk, çürümüş ve kokuşmuş akışı parayla satmak olacak. Bu kokuşmuşluğa para verecek okuyucu bulunursa tabi…
DEVAMI »