Ethem Baran, bozkırda büyümüş bir delişmen çocuk. Yazdıkça yazıyor sarı bozkır akşamlarını. Kavuran ve kalp oyan yaz sıcaklarını. Hikayeye başlıyor sonra bir işaret fişeği atıp kahramanın gizli yanlarını aydınlatıyor; okuru o yöne doğru ağır aksak ilerlettikten sonra ani bir hareketle dönüp eki hikayeyi kulağımıza fısıldıyor.

( Mayıs ayının ikinci Pazar günü )
Mayıs ayının ikinci pazar günü Anneler Günü’dür. Anneler Günü evrensel bir gündür. Dünyada milyonlarca ana bugün çocukları tarafından sevgi ve saygı ile anılır.
Anneler Günü ülkemizde 1955 yılından bu yana kutlanıyor. Türk Kadınlar Birliği ülkemizde her yıl çocukları için büyük fedakarlığa katlanan annelerden birini yılın annesi seçer. Yılın annesinin kişiliğinde tüm annelere iyi dilekler sunulur.
http://www.dailymotion.com/video/x6arnu
Koşul
Göğün mavisi verirken rengini siyaha, koşulsuz değildi sanki yıldızlarını sunuşu…
Yoktu masumluğu inadına bencildi hatta…
İlmek ilmek sökülüyor çocuk gülüşlerimiz. Yeni acılar mayalıyoruz bilmeden avuçlarımızda. Tutarsa?…
Yinede aklımda kaldı, neydi gökyüzünün koşulu?
Peki benim şartım neydi büyürken….
Stephen King’in Hayatı bir çok yazar gibi yoksullukla başlıyor ve yazılarıyla canlanıyor.
Dünyanın en usta yazarlarından saydığım ( bir tek ben değil binlerce kişi de aynı ) Stephen King‘in en büyük serisi Kara Kule’den bahsetmek istiyorum biraz.
Kara Kule Unutulmuş dünyadan asil bir soydan gelen silahşor ( Roland ) ‘un maceralarının anlatıldığı 7 ciltlik bir romandır. İlk başlarda biraz sıkıcı gelmesine rağmen kendinizi içinde kaybedebilme potansiyeline sahip bir hikaye. 20 yıla yakın zamanda bitirilen Kara Kule de yazarın diğer romanlarının etkisi ve gelişimi elbette ki görülüyor. Yağmur damlasının yeryüzüne düşüşünü 2 sayfada anlatabilen yazar Kara Kule serisinde oldukça güzel tasvirlerde bulunmuş. Aslında Stephen King’in kazanamadığı okuyucu kitlesi de bu tasvirlerden kaçmaktadır.
Ben bıraktığımda