
Dokunduğun an dağılıverecek bir kumaş parçası gibi ömrüm. Vitrinlerdeki hiçbir elbiseye rengim uymadı. Yama gibi eğreti tek başınalığım. Üzerimde yılların tozu ve ağırlığı…
Bir prova mankeni gibi her beden hayat denendi üzerimde. Olmayan gözlerimden bakıyorum da zamana; üzerimdeki iğne izleri kadar çok ve derin hüznüm. Ya küçük geldi yalnızlığım bana, ya da içine hiç sığamadım. İçimdeki makas izleri hep kan kırmızı…



Bir çocuğun gözlerinden bak bana. Her seferinde ilk defa görüyormuş gibi heyecanlı, coşkulu, istekli, sevgi dolu…