Sevinç ve üzüntülerle dolu bir eğitim öğretim sezonunun daha sonuna geldik. Hem çocuklarımız hemde velilerimiz için uzun bir tatil dönemi başlamak üzere.
Ama belkide hepimiz bu tatile eğitim-öğretim sezonu sonunda çocuğumuzun elde ettiği başarılarla gururlanarak ve iç rahatlığıyla çıkamayacağız. Ama unutulmamalıdır ki kötü bir karne ne herşeyin sonu nede gelecekte yapılacak işlerde başarısız olunacağına dair bir belge değildir.
Şunuda unutmamalıyız ki; çocuğunuz sizlere yani bir eğitim öğretim sezonu boyunca emeğini üzerinden esirgemediği özellikle annesine gururlanarak getirip “Anneciğim bak bu benim karnem.” deyip uzattığı karnenin pekiyi ile dolu olmasını muhakkak ki ister. Belki kendisi istemedi ders çalışmayı ve dersleri zayıf geldi, belki de arkadaşlarıyla sorunları vardı. Çözemedi sorunlarını. Belki öğretmenleriyle belkide sizlerle yani ailesiyle sorunları vardı çocuğunuzun.
Kötü nottan ve karneden dolayı çocuğunuza karşı sergileyeceğiniz yanlış bir davranış ve tutum belkide ileride onarılması mümkün olamayacak davranışsal sorunların oluşmasına neden olabileceğinin her zaman göz önünde bulundurması gerekmektedir.
Herkesin derslerinin iyi olma gibi ne istatiksel nede sosyal bir gerçek olduğu gibi herkesin ne doktor nede öğretmen olma gibide bir istatiksel gerçek yoktur. Belkide çocuğunuz iyi ve tanınmış bir oto tamircisi olacaktır. Belkide konusunda uzman bir sıhhi tesisatçı olacaktır. Asıl sorun çocuğumuzun yeteneklerini keşfedip çocuğumuzu yetenekleri doğrultusunda yetiştirmek yerine illaki okuyacaksın şunu yada bunu olacaksın diye kendimizin gerçekleştiremediği yada olamadığı mesleklere çocuğumuz sahip olsun diye zorlamak onlara yapılmış en büyük haksızlık olsa gerek.
Eğitimde dayak ve kötü sözü çoktan çıkarmış bir millet olmamız gerekirken ne yazıktır ki ne kadarda yanlış ve nadir olsada hala karnesinde getirdiği yada getirmek zorunda kaldığı kötü nottan dolayı dayak yiyen yada hakaretlere maruz kalan çocuklarımız olduğunu duymaktayız.
Sorunların çözümünü dayakta aramak aslında acizliğin ve çaresizliğin belirtisi ve çözümsüzlüğünde odak noktasıdır. Dayakla adam olunsaydı eşekler beyefendi olurdu belkide bugüne kadar. Toplumumuzun bir gerçeği olan dayak ve hakaretin en kısa zamanda yerini sevgi ve hoşgörüye bırakması gerekmektedir.
Çocuklarımızın karnelerindeki kötü notların dayak ve hakaretle çözülemeyeceğini unutmamalıyız. Sevgi ve saygıdan geçen güven duygusunu çocuğumuza aşıladığımız noktada çoğu problemini ailesinin iyi ve kötü günde yanın olduğunu bilerek çözecektir.
01.Karnesi ister pekiyi ile isterse zayıfla dolu olsun her çocuğun tatile ihtiyacı vardır. Bırakın gönüllerince tatillerini yapsınlar. Sizlerin yani velilerin ise şapkalarını önlerine koyup en azından bir kez düşünmesi gerekmektedir “ben nerede yanlış yaptım?” diye….. İyi Tatiller…..
Kaynak:http://www.canipzilan.com/karnemi-aldim.html
Telif bildirimi:Tüm hakkı kaynak adrese aittir.İzinsiz kopyalanamaz.
Incoming search terms:
- aldım karnemi g
- karnemi aldım