
Fenerbahçe büyük bir hayal kırıklığı yaratarak kendi evindeki maçta İsviçre’nin Young Boys takımına 1-0 yenildi ve Şampiyonlar Ligi eleme turunda veda etti.
Şükrü Saraçoğlu’ndaki dramatik gecede, Kamerunlu genç oyuncu Henri Bienvenu‘nun golüyle İsviçre temsilcisi hem haklı bir galibiyet elde etti, hem de Aykut Kocman’ın ilk kez Kadıköy’e t.direktör olarak çıktığı maçta Fenerbahçe’nin yeni sezona da büyük felaketle başlamsına neden oldu. Muhtemelen kimse böylesi 1-bir mağlubiyeti beklemiyordu. Çarşamba akşamı izlediğimiz oyun, Sarı Kanaryaların belki de son yıllardaki en kötü futboluydu.
Bütün takım oldukça kötü bir ilk izlenim verdi. Defans hattında görev yapan yavaş oyuncular Bilica, İlhan Eker ve Cristian Baroni topun daha çok rakip takımda kalmasını perçinledi. Atak hücumları, defans ve orta saha arasındaki boşlukları kapamaya; haliyle kanatlardaki yeni isimler Miroslav Stoch ve İssiar Dia‘yı topla buluşturmaya ve tek forvet Gökhan Ünal‘a pozisyon yaratmaya yetmedi. Ayrıca Aykut Kocaman’ın yaptığı ilginç değişiklik -tek yaratıcı orta saha Alex de Souza‘yı oyundan alması ve yerine sınırlı kapasiteli Selçuk Şahin koyması- Fenerbahçe’nin yegane çözüm hamlesi değil sadece basit bir hata olabilirdi. Öyle de oldu. Aykut Kocaman bu ilk radikal hamlesiyle Kaptan Alex de Souza’nın kabiliyetini sorgulaması yerine, takım içinde formayı hak etmeyen oyunculara odaklansa yeniden yapılanma adına çok daha verimli olur.
Kaybedilen Yonug Boys maçında sonra Alex’in demecine kulak verelim: “Biz futbol oynamıyoruz, sadece rakip takımın peşinden koşuyoruz…”
Görünen gerçek o ki, taraftarlar geçen seneden beri devam eden rahatsızlık boyutundaki kaybetme trendinden çok rahatsız ve artık derin-hızlı soluklu bir soluk almak istiyorlar. Ve bu ancak Fenerbahçe’nin takım ruhunu kazanıp kendi futbol kültürünü yaratmasıyla mümkün olur, daha da fazla yeni oyuncular transfer ederek değil…
Kaynak:Sporlog
Telif bildirimi:Tüm hakkı kaynak adrese aittir.İzinsiz kopyalanamaz.