Sizden Gelenler Mayıs - 12 - 2010 Bilim, Eleştiri, TeknolojiYORUM EKLE

Odaların kapılarını açıp, kendilerini şarj etmek için gerekli prizleri bulabilen robotlar. Kimsenin durduramadığı bilgisayar virüsleri. İnsan kontrolünde olduğu halde, haniyse bağımsız hareket ederek öldürmeye başlayıveren “yırtıcı” hava araçları.

Artık pek çok görevi bilgisayar tabanlı sistemlere terk etmiş durumdayız, müşterilerle telefonda sohbet etmekten bir savaş uçaklarını otomatiğe bağlamaya kadar, bu tamam. Tamam ama, bazı bilim adamlarının bu konuda bazı sıkıntıları var. Onlar, insanın bilgisayar üzerindeki hakimiyetini kaybetmesi sonucunu doğurabilecek bu araştırmaların bir sınırı olup olmaması gerektiği konusunda çoktan tartışmaya başladı bile.

Asıl endişeleri ise, bu araştırmaların geliştikçe daha derin ve kompleks sosyal sorunlar, hatta daha tehlikeli sonuçlar doğurabileceği.

Ciddi örnekler mi istiyorsunuz? Halen kullanılan ve hastalarla “empati” kuruyormuş gibi yapan deneysel tıbbi teknolojilere ne dersiniz? Ya da nükleer bir savaştan tek sağ çıkabilecek tür olarak bilinen hamamböcekleri gibi, yavaş yavaş kendini imha edilmeye karşı koruma altına alma becerisi geliştirmeye başlayan bilgisayar virüslerine?.

Elbette her ne kadar kendi kendine uzay aracının yönetimini ele geçirip herkesi öldürmeye başlayan  bilgisayarların devri henüz bir masal kadar uzak. Ama yine de bu endişelerin haklı bir yönü yok değil: Teknolojik ilerleme denilen bu süreç, gitgide daha fazla insanın işini elinden alıyor (ve alacak), üstelik insanoğlu her geçen gün kendi davranışlarını taklit eden bu bilgisayarlarla daha fazla birlikte yaşamaya mecbur kalacak.

Geçtiğimiz aylarda yapılan bir seminerde, bilim adamları (“gerçek” bilim adamları) bu şekilde bir “süper” mantığa sahip mekanizmanın durup dururken internetten bir anda fışkıramayacağı kanaatinde birleştiler, en azından bu ihtimalin oldukça düşük olduğunda mutabık kaldılar. Fakat, kendi iradesiyle öldürmeye karar verebilen robotların çok yakında geliştirilebileceği, hatta şimdiden var oldukları fikri da aynı raporda yerini aldı.

Diğer bir tehlike ise, işlerimizi bilgisayarlara kaptırmamıza ilişkin ciddi gelişmeler. Otomatik sürüşe sahip arabalar, yazılım bazlı kişisel “organizer”larımız ve evdeki işlerin bazılarını gören robotlar bu gelişimin öncü göstergeleri aslında.

Tabii, bunların hepsi şimdi bize bilim kurgu hikayeleri gibi geliyor, gülüp geçiyoruz. Dünyanın önde gelen biyologları 1975’te aynı yerde düzenledikleri bir seminerde, organizmaların genetik özellikleriyle oynanıp hayatın yeniden şekillendirilebileceğini tartıştıklarında, bunu duyan bizim gibi vatandaşlar da muhtemelen aynı hisse kapılmışlardı. O seminerde, bazı biyolojik tehlikelerin önlenmesi ve ahlaki endişeler yüzünden deney ve araştırmaların bazılarının durdurulmasına karar verilmişti. Daha sonra bu seminerin sonuçlarından yola çıkarak, bugünkü DNA araştırmalarının yol haritasının belirlendiğini belirtmekte de fayda var.

Şimdilik, “Yapay zeka” üzerindeki bu seminerin ve benzer çalışmaların da temelde bu şekilde yol gösterici bir yol haritası oluşturabileceğini umalım. Belki de, tehlike çanları çalmaya başlamadan önce sağduyulu bilim adamlarının bir araya gelerek toplumu uyarıcı görev yapmaları gerçekten ihtiyacımız olan şeydir şu anda.

Kaynak:http://kalkartik.com/index_files/Kalk_Artik_Bilim_akilli_makineler.htm
Telif Bildirimi:Bu yazının tüm hakkı kaynak adrese aittir.İzinsiz kopyalanamaz.

Incoming search terms:

  • AKILLI ROBOTLARIN HÂKİMİYETİ
  • akılı robotların hakimiyeti

Bunlarda İlginizi Çekebilir:

Yorum yapın

Get Adobe Flash player